Ana SayfaTunceliTunceli Her Yönüyle 1

İLİN TARİHÇESİ
Tunceli il merkezi ve ilçeleri 1936 yılına kadar, DERSİM adıyla anılmıştır.Vilayet merkezi olarak teşkil edilen Hozat ilçesi de Dersim adıyla anılmıştır."DERSİM" kelimesi "Gümüş Kapı" anlamına gelmekte olup, yörenin zengin maden kaynaklarına sahip olmasından dolayı bu isim verilmiştir. Kelime kök itibariyle Farsçadır. Diğer bir görüşe göre ise bu ismin yöreye eskiden hakim olan " Desimen " isimli bir kabileden geldiğidir.
" Tunceli " ismi Cumhuriyet döneminde, Atatürk tarafından verilmiş olup, tunç gibi sağlam insanların yaşadıği yöre anlamına gelir.Tunceli doğa yapısı gereği 19. yy'a k adar hiç bir devletin kesin denetimi altına girmemiş, yöredeki egemenlikler kısa sürmüş ve sürekli savaşlara sahne olmuştur.Tunceli tarihçesi hakkında yapılan araştırmaların en genişi 1968-70 yıllarında Çemişgezek İlçesi yakınında bulunan Pulur Höyüğü'nde yapılan kazılardır. M.Ö. 5000 - 3000 yıllarına ait kültür katmanlarında, Tunç Çağma ait bilgiler elde edilmiştir.Bu kazılarda kale görünümünde evlere, evlerin içinde çeşitli bölümlere, ocak, diibek ve öğütme taşlama, çeşitli resimlerinin yapıldığı kabartmalara, tunç iğne ve tunç kazma gibi madeni eşyalara rastlanmıştır. Çemişgezek ilçesine bağlı Laluşağı Köyü yakınında bulunan Yeniköy Höyüğü'nde 1972 yılında yapılan kazılarda da Pulur Höyüğü'ndeki buluntulara benzeşen Tunç Çağı buluntularına rastlanmıştır.Yapılan bu kazılar Tunceli yöresinde insan yaşantısının M.Ö. tarihlere dayandığını belirler.
Tarihte ilk Anadolu Birliği'ni kuran Hitit'ler İ.Ö. 1300 yılında Tunceli yöresine hakim oldular.Daha sonra M.Ö. 900 yıllarında Harput, Palu ve Tunceli yöresinin Urartular'ın egemenliğine geçtiği anlaşılmıştır. Mazgirt kalesi, Bağın Kalesi ve Kale Köyü Kalesi'nin Urartu'lara ait olduğu anlaşılmıştır. M.Ö. 7.yy'da Azerbaycan yöresinde ortaya çıkan Medler M.Ö. 600-550 yıllarında Tunceli yöresini egemenliklerine geçirdiler. Daha sonra Pers'lerin, Med'lerin merkezlerini ellerine geçirmeleriyle Tunceli yöresi de Pers'lerin egemenliğine geçti. Bu dönemde ülke İran İmparatorluğu'na bağlanmıştır. Pers ordusunun Makedonya Kralı İskender'in karşısında uğradığı yenilgiden sonra bölge Makedonya İmparatorluğuna bağlanmıştır. İskenderin bu bölgeye atadığı komutan Sabiktas'a karşı Pers soylularından Ariarates ayaklanarak bu bölgede Kapadokya Krallığı adı verilen bir krallık kurdu. (M.Ö. 332) İskender'in ölümünden sonra yerine geçen komutan Perdikkes, Kapadokya'yı işgal ederek Tunceli yöresini tekrar Makedonya topraklarma kattı. (M.Ö. 332 ) Ancak M.Ö. 230 yillarında Kapadokya'lılar yöreye tekrar hakim oldular. Bu dönemde 230
yıllarında Kapadokya'lılar yöreye tekrar hakim oldular. Bu dönemde Anadolu'yu istila eden Roma imparatorluğu M.S. 20 Yılda Tunceli ve yöresini egemenliği altına alarak bölgeyi Roma'nın bir vilayeti haline getirdi. 395 yılında Roma Devleti'nin ikiye ayrılmasından sonra Tunceli yöresi Doğu Roma Devleti'nin (Bizanslıların) sınırları içinde kaldı.

YUKARI Tüm Doğu Anadolu gibi Tunceli yöresi de uzun süre iran'da bulunan Sasani Devleti ile Bizanslılar arasındaki savaşlara sahne oldu. 634 yılında Araplar Doğu ve Güneydoğu Anadolu üzerine seferler düzenlemeye başladılar. Tunceli yöresi 639 yılında Araplar'ın egemenliğine geçti.
Bizanslılar, Araplar'la savaşı göze alamayınca Tunceli, Erzincan ve Elazığ'la birlikte Araplara bağlı bir eyalet oldu. Arap yönetiminin kendi içindeki anlaşmazlıklarından yaralanan Bizans imparatoru 11. Jüsti-nianus 685 yılında Ermeniler'le birlkte yöreyi egemenliği altına aldı. 699 yılında yöre Bizanslılardan geri alındı. 724-743 yıllarında Tunceli yöresi Hazarlar'ın saldırısına uğradı, bir müddet Hazarlar'ın denetiminde kaldı. Tunceli yöresine gönderilen Mervan Bin Muhammet, Araplar'ın yöredeki egemenliğini güçlendirmeye çalıştı. Daha sonra Abbas' Halifesi Harun -ür Reşit Hazarlar üzerine seferler düzenleyerek bunları yöreden uzaklaştırmaya çalıştı. Bu dönemde Bizanslılar yöreyi kısa süre eline geçirdilersede bu uzun sürmedi, tekrar Arap güçleri tarafından kovuldular. 850 yıllarından sonra Bizanslılar'la Araplar arasındaki savaşlar 1071 yılına kadar devam etti.
Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu'nun çeşitli yöreleri Türkler'in eline geçmeye başladı. Bu dönemde Bizanslılar'a karşı bağımsızlığını ilan eden Ermeni asıllı komutan Filaretos;Harput, Tunceli yöresini egemenliği altına aldı. Malazgirt Savaşı'ndan sonra yörede hanlık kurdu. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yenilmesinden sonra Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı Melikşah döneminde Harput ve Dersim yöresine gönderilen Çubuk bey yöreye hakim yönetimi olan Filaretos'un egemenliğine son verdi.
Böylece 1087 yılında Tunceli yöresi Türk egemenliği altına girdi. Malazgirt Savaşı'ndan sonra Türk Beylerinden Mengücük
Ahmet Gazi Bey Erzincan, Divriği yöresine hakim oldu. Mengücük Beyliği'ni kurarak Kemah'ı merkez yaptı ve Tunceli yöresine hakim oldu. Aynı dönemde yörenin güney kısmına da Çubukoğulları hakimdi. Diyarbakır'da bulunan Artukoğulları da Tunceli yöresine hakim olmaya çalışıyordu. Çubukoğulları ile Artukoğulları arasinda süregelen savaşlardan sonra 1115 yılında Tunceli'nin güneyi Artukoğulları'nın egemenliğine girdi.1163 yılında yöre, Danişmendi Yağıbasan'ın eline geçti ve yöre halkının büyük bir kısmını Sivas'a sürgün etti.
Anadolu Selçuklu Sultan' 1.Alaaddin Keykubad döneminde Tunceli yöresi bir çok savaşlara sahne oldu. 1128 yılında Çemişgezek yöresini eline geçiren Alaaddin Keykubad, Mengüç'lerin Erzincan yöresindeki koluna son vererek Tunceli yöresini egemenliği altına aldı.
1243 yılında Anadolu Selçuklu Devleti Moğollar'a yenilince
Tunceli yöresi de Moğollara bağlandı. 1318 yılında Anadolu Selçuklu devleti'nin yıkılmasıyla Anadolu'da ortaya bir çok beylik çıktı. Bu dönemde Akkoyunlular Tunceli yöresini ele geçirdiler. Bir müddet sonra Erzincan Bey'i Mutahharten bu yörede egemenliğini sürdürdü.1381 yılında Kadı Burhaneddin bağımsızlığını ilan ederek, Tunceli yöresine hakim oldu.1387 yılında Anadolu'yu istila eden Timur bu ara Tunceli yöresini de işgal ederek geçici olarak yağmaladı. Timur'dan sonra yöre Türkmen olan Akkoyunlular'ın denetimine girdi, Akkoyunlular'ı Uzun Hasan yönetiyordu.
Yıldırım Bayazıt (1. Bayazıt) Erzincan'ı ele geçirdi ve Timur'la yapılan
savaşta Tunceli'nin Kuzey yöresi büyük zarar gördü. Fatih Sultan Mehmet'in 1473 Otlukbeli Savaşı'nda Akkoyunlular'ı mağlup etmesiyle Osmanlılar Tunceli yöresinde varlıklarını gösterdiler.
1502 yılında iran'da güçlü bir Safevi Devleti hakimdi. Şii olan bu Devletin başında Şah ismail bulunuyordu. Doğu Anadolu'ya hakim olmak isteyen Şah ismail, Erzincan yöresine karargah kurdu.1514 yılında yapılan Çaldıran Savaşı'nda Şah ismail'i yenen Yavuz Sul-tan Selim Tunceli yöresinde Osmanlı egemenliğini güçlendirdi. Çaldıran Savaşı'nda Şah ismail'in dağılan ordusu Doğu Anadolu'nun çeşitli yörelerine sığindı.
Yavuz Sultan Selim döneminde Pir Hüseyin Bey Çemişgezek beyliğine atandı. Daha sonra Çemişgezek'e giden Pir Hüseyin Bey yöreye hakim olan Nur Ali Halife'nin ordusunu yenerek iran idaresine son verdi.

YUKARI Pir Hüseyin Bey otuz yıl yöreyi yönetti. Ölümünden sonra evlatları arasında geçimsizlikler oldu. Hepsi Kanuni Sultan Süleyman'a müracaat ederek Çemişgezek'in taksim edilmesini istediler. Beylik dört sancak ve 14 zeamete taksim edildi.
Çemişgezek
Pertek
Sağman
Mazgirt
Pir Hüseyin Bey'in oğullarından Muhammet Bey Mazgirt Sancağına, Rüstem Bey Pertek Sancağına, Keyhüsrev Bey Sağman sancağına atandı. Daha sonra Çarsancak Sancağının başına Merkis oğlu Bay Sungur getirildi. Bay Sungur döneminde yöre iyi yönetilmeyince palu Beylerinden Süleyman Bey'in yakın adamı olan Kulu Alp isimli şahıs yöreye hakim oldu. 1700 yıllarında Mazgirt'ten Pülümür'e kadar olan topraklar Tunceli yöresine hakim olan Süroğuları, Pülümür civarında bulunan Şah Hüseyin Oğulları tarafından paylaşıldı.
Osmanlı imparatorluğu'nun duraklama ve gerileme döneminde bu yöre merkezi denetimden yoksun olup beylikler halinde yönetiliyordu. Bu beyler Osmanlı Padişahlarının çevresiyle ilişkili olup bunlardan destek görüyorlardı. Yörede gelişen Aşiretlerle bu beylikler arasında arazi yüzünden zaman zaman çatışmalar oluyordu.
Tunceli ondokuzuncu yy. başlarına kadar küçük bir yerleşim yeri idi. 1839'da Tanzimatm ilanından sonra Osmanlı Devleti tarafından yöreye el atılarak 1847 yılında sancak haline getirildi. Hozat merkez olmak üzere "Dersim Livası" adıyla Erzurum vilayetine bağlandı. Çemişgezek, Pertek ve Mazgirt Osmanlı döneminde Eyaleti Diyarbakır'a bağlıydılar. 1847 yılından sonra Çarsancak, (Ak-pazar) Pülümür, Ovacık, Mazgirt kazaları Erzurum Vilayeti'nin Erzincan sancağına bağlandı. 1879 yılında "Dersim " adıyla vilayet oldu. 1886 yılı pülümür hariç il sancak olarak mamure-ülAziz (Elaziğ) vilayetine bağlandi.
Dersiın sancağı 1890 yılından Kur-tuluş Savaşı'na kadar ayni konumunu koruyarak yönetsel
değişikliğe uğramadı.Sancağın merkezi Hozat olup bunun dışında Ovacık (Pulur),Çarsancak (Peri),Mazgirt,Çemişgezek(Çamiçi ), Nazıınıye(Kızılkilise) ve önceleri Pah ilçeleri vardı.Dersim Sancağının en kalabalık ilçesi 11.200 kişilik nüfusuyla Çemişgezektir.Onu 10.500
Çarşancak ilçesi ve 8900 kişilik nüfusuyla Ovacık ilçesi izlemekteydi.Antik çağda Manazgert olan bugünkü Mazgirt bir çok tarihi eserin bulunduğu ilçedir.
Dersiın sancağına bağlı iken nüfusu 5100 kişi idi.Pertek kaza-sının 3150 kişi Kuzitşan(Pülümür) kazasında 3080, Pah kazasın-da 4900, kızıl kilise (Nazimiye) 4000 kişi yaşamaktaydı.Mart 1916-'da patlak veren ayaklanmalar bu yörede tedirginliğe yol açtı
Rus orduları Eylül 1916'da Pülümür yöresini işgal ettiler.Yöre halkı Palu çevresinde bulunan Dokuzuncu Kolordu'dan destek alarak Pülümür yöresine hakim olan Şah Hüseyin Oğulları'nın taraftarlarının katılmasıyla yaklaşik dörtyüz silahlı ınilisle Erzincan'ı işgal eden Rus Ordularına karşı savaş açtılar.Daha sonra yöre halkınında bu direnişe katılmasıyla Pülümür yöresinden Rus orduları geri çekilınek zorunda kaldi.
14 Şubat 1916 tarihinde Tunceli Milis Kuvvetleri Erzincan'a girdiler.l. Dünya Savaşı'ndan sonra Tunceli, Koçkiri isyanı ve Elazığda görülen Şeyh Sait isyanı döneminde bu ayaklanmalardan etkilendi.Yöre halkı bu isyanlara karşı çıkmıştır.
Cumhuriyet öncesi yıllarda Mutasarrıflık durumunda olan
Dersim 23 Nisan 1920'de Ankara'da toplanan TBMM'de Diyap Ağa,
Abdülhak Tevfik, Mustafa Ağa, Mustafa Zeki (Saltuk) Bey gibi
milletvekilleriyle teınsil edildi.
1926 yılında Dersim ilçe yapılarak Elazığ'a bağlandı.25 Aralık 1935 ,tarih ve 1885 sayılı kanunla Tunceli Vilayeti teşkil edildi.4 Ocak 1936 yılında Hozat ve diğer ilçeler Tunceli'ye bağlandı.17 Haziran 1937'de Dersiın'de olan ayaklanmadan sonra Tunceli geçi-ci olarak Elaziğ'dan yönetilmeye başlandı.
30 Aralık 1946 Tarihinde merkez dahil 8 ilçesi ile beraber tek-rar Tunceli Vilayeti teşkil edildi. 1947 yılında Kalan kasabasına taşınarak fiilen il merkezi oldu.


Tunceli Her Yönüyle 1. Bölüm

Copyright © . www.nazimiye.com - Tüm Haklari Saklidir.


Yazici

Kronolojisi
AGDImpresiumKontakt