Ana SayfaIlcemiz NazimiyeGenel TanitimEfsaneler

GELIN SELALESI SÖYLENCESI Nazımiye ilçesinin Dereova Bucağı 'nda geçen bir söylencedir. Köye yeni gelen gelin elinde bakracıyla koyun ve keçilerini sağmaya gider.

Düzgün Baba Efsanesi

Şah Haydar Seyyit Mahmud-i Hayrani'nin oğludur. Zeve yakınlarında bulunan Zargovit tepesinde hayvanlari otlatmak için bir ev yapar. Burada hayvanlari ile mesgul olur.


Kisin zemherinde keçilerinin gayet güzel
beslendiklerini gören Seyyit Mahmud-i Hayrani "Acaba sah Haydar bu kisin ortasinda bu hayvanlara ne yediriyor ki hayvanlar bu kadar güzel besleniyorlar. "Diye merak eder ve sah Haydar ile hayvanlarin bulundugu yere gider. Bir de bakar ki sah Haydar elindeki çubugu hangi mese agacina degdiriyorsa agaç hemen yeseriyor.Taze süsleniyor,keçilerde bu
filizlerden yiyerek besleniyor.

Seyyit Mahmud-i Hayrani durumu görünce sesini
çikarmadan geri dönmek ister. Ancak o sirada bir keçi,bir kaç kez üst üste hapsirir. sah
Haydar da ne oldu Babam Dervis Mahmud'umu gördün ki bu kadar hapsirirsin, der ve
arkasına baktığında babasının kendisine görünmeden gitmek istediğini görür.

Babasına bizzat ismi ile hitap ettiği için utanır mahcup olur.Mahcubiyetinden
kaçıp halen Düzgün baba dağı olarak söylenen bir tepeye çıkar ve burada mekan
tutar.(Rivayet olunur ki şah Haydar babasına ismen hitap ettiği için Mahcubiyetinden ötürü
kaçtığı zaman ayağında kışın karda giyilen hedik veya lekan varmış.Bu hediklerle
Zargovit'den Düzgün Baba tepesine kadar (takriben 5km) üç adım atmış bastığý her yerde
hedikler taşa iz bırakmış ve bu izler hala durmaktadır.)

Duzgunbaba´nin Gercek Hedik izleri -


Bir iki gün eve gelmeyen
şah Haydar'ın annesi endişelenir. Durumunu öğrenmesi için babasına rica eder. O da
yanındaki müritlerine gidin bakın bakalım bizim şah Haydar ne alemde? der.


Müritlerinden birkaç kişi bu 24500 m. yüksekliğindeki dağın tepesine çıkar şah
Haydar ile görüşürler. Durumun iyi olduğunu her hangi bir sorununun olmadığını öğrenirler ve
tekrar Zeve'ye dönerler. Seyyid Mahmud-i Hayrani'ye durumu düzgündü merak edilecek
herhangi bir şey yoktur.Selam ve hürmet eder ellerinizden öper derler. (Bu iþi düzgündür sözü
dilden dile dolaşır ve asıl adı ıah Haydar olan bu zata artık bir süre sonra Düzgün Baba
olarak bir isim atfedilir. O günden bu güne Düzgün baba olarak söylenir.) Bugün de dahi halk
şifa bulmak için Düzgün Baba'ya gider adaklar adar ve ziyaret eder.

Gelin Selalesi

Efsaneler
GELİN ŞELALESİ SÖYLENCESİ
:Nazımiye ilçesinin Dereova Bucağı 'nda geçen bir söylencedir. Köye yeni gelen gelin elinde bakracıyla koyun ve keçilerini sağmaya gider. Sütü sağar ama, son keçiyi sağarken keçi bakraca bir tekme vurur ve süt dökülür. Gelin bu duruma çok üzülür. Çevresi tarafindan beceriksiz bir gelin olarak tanınacağı ve kaynanasından azar işiteceği korkusuyla eve dönemez. Gelini merak eden kaynana sütün sağıldığı yere giderek gelini çağırır. Ama kimse yanıt vermez. Gelin de korkusundan bakraca su doldurup evin bir köşesine bırakır. Yüzünün ak çıkması içinde Tanrı'ya dua eder. Kaynanası sütü almak için bakraca yöneldiğinde su dolu kova bembeyaz süt kesilmiştir. Şelale o zamandan beri daha da çoşmuş ve gür bir şekilde akar.
Bu söylence insan onurunun önemini vurgulaması açısından ilginçtir. Tanrı'nın, gelinin onurunun kırılmaması için suyu süt yaptığına inanılır.


Genel Tanitim



Yazici

AGDImpresiumKontakt