|
 |
Ana Sayfa Haberler
|
 |
 |
MUNZURDA BARAJLARA VE SIYANÜRE HAYIR! |
07.-08.12.2005 tarihinde Brüksel´de Avrupa´nın bir çok yerinden gelen Dersim Federasyonuna bağlı Derneklerin 50 civarında üst düzey temsilcileri , 2 günlük SEMPOZYUM gerçekleştirdi.
Sempozyumun Konusu:
‚MUNZURDA BARAJLARA HAYIR! SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİ DERHAL DURDURULMALIDIR’
|
|
 |
 |
-
|
|
|
Yeşiller Millet Vekili Sayın Cem Özdemir´in ev sahipliği yaptığı Avrupa Parlamentosu binası Sempozyuma katılan tüm dernek temsilcileri tarafından ziyaret edildi. Avrupa Parlamentosu Binasında; Film Rejisörü Nezahat Gündoğan´ında katıldığı ve hazırlamış olduğu ‚Munzur Akmazsa’ adlı 15 dakikalık film gösterildi. Daha sonra Paneli yöneten Avrupa Milletvekili Sayın Özdemir, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu temsilcisi Aslan Kaya, Türkiye´den Bilim adamları; Van Üniversitesinden Prof. İlyas Yılmazer, Ege Üniversitesinden Prof.Dr. Ali Osman Karababa, Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil, Munzur Aydınlar Platformundan Sanatçı Ferhat Tunç panelist olarak konuşmalara katıldılar. Panelistler Munzur Suyu ve Vadisinde kurulan Barajlar ve Siyanürlü Altın çıkarmadan ötürü çıkan tahribatları dile getirdiler. Panelden sonra basın toplantı düzenlendi. Toplantıda Munzur´da, Hasan Keyf, Zap, Bergama ve Türkiye´nin bir çok yerinde yanlış politikalar yüzünden türkiye´deki doğa dengesinin değiştiği ve insan sağlığı üzerinde büyük zararlar görüldüğü belirtildi.
Bilindiği gibi Avrupa´da Tunceli/Dersim doğumlu/kökenli veya sürekli göç etmek zorunda kalan 200 000´nin üzerinde vatandaş yaşamaktadır. Federasyona bağlı dernek yetkilileri; Bizler tüm Dersimlileri, Doğa severleri ve dostlarını bu konuda duyarlı olmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz denildi.
|
SEMPOZYUM SONUC BILDIRGESI |
MUNZUR´ DA BARAJLARA HAYIR VE SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİ DURDURULSUN SEMPOYZUMU
SONUÇ BİLDİRGESİ
Yıllık ortalama saniyelik debisi 87 metre küp olan Munzur kaynakları büyüklüğü ve niteliğiyle dünyada ilk sırayı teşkil etmektedir. İçerisindeki jeolojik birimlerin yaşı 220 milyon seneyi aşmaktadır. Bu nedenlede eşi ve benzeri bulunmayan doğası; bu yere özgü bitki ve havan topluluklarına yaşam kaynağı oluşturmuştur. Ayrıca, bu doğayla özdeşleşmiş sosyal, konuksever, tabiyatla bütünleşen çeşitli medeniyetlere ve en son felsefe ve inancı gereği insan merkezli düşünen halk topluluğuna kucak açmıştır.
Dünyanın ikinci, Türkiye´nin de en büyük milli parkı olma özelliğini taşıyan ve bu sebeple korunmayı en çok hak eden MUNZUR bir hiç uğruna saldırı altındadır. Uluslararası servet değeri yüksek olan Munzur Suyu, vadisi ve milli parkın; barajlar ve Siyanürlü Altın´la tahribata uğratılmaması için tüm doğa severleri duyarlı olmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz. Bir hiç uğruna dedik. Neden?
Enerji için 8 baraj dediler. Tamamen aldatmaca ve kamu oyunu yanıltmadır. Çünkü, 39 yıllığına yılda 49 milyon dolarlık enerji elde edeceğini söylüyorlar. Biz ise, sonsuza kadar Munzurun akmasına izin verirken, doğaya zarar vermeden sadece yılda 55 milyar dolarlık gelir sunuyoruz.
Altın madeni dediler. 1939 yılında kapatılan, ancak yeraltı doğası bozulmuş olan Balya maden sahası 66 senedir buradan beslenen dereleri ve çayları zehirlemektedir. Değil insan, kurbağa bile yaşayamamaktadır.
Bölge halkına iş dediler. Hiç bir geçerliliği olmayan iddiadır. Çünkü aynı kandırmayı 1970´li yıllarda Keban barajı için yaptılar. Kebanda artık fırat ovası yok. Kısacası Keban bir zamanlar dogunun Paris´i iken simdi köye dönüşmüştür. Elektrik parasını ödeyemediği için ceza ödeyen ilk Belediye başkanı Keban´ınkidir.
Sonuç olarak „Dersimi Kebana ve Balıkesir Balya´ya dönüştürmeyelim“
AVRUPA DERSİM DERNEKLERİ FEDERASYONU 08.12.2005, BRÜKSEL
|
BARAJLAR VE DOGURACAGI SONUCLAR |
21. 12.1971 6831 sayılı orman kanunu ile 42000ha´lık alana sahip olan Munzur Vadisi Tunceli il sınırları içiçnde olup, Türkiyenin en büyük milli parkı ilan edilmiştir. Munzur Milli parkı sahasında tespit edilen 1518 bitki türü vardır. Bunlardan 43 ü endemik olup sadece munzur florasına aittir. Ayrıca dünyada sadece Munzur suyunda yetişen lezetli kırmızı pullu Alabalık vardır. Bunun yanısıra yöreye has bir çok hayvan türleri yetişmektedir.
Barajların ve Siyanürlü Altın çıkarmanın doğuracağı sonuçlar:
- Munzurun toplam uzunluğu 144 km olup 50 km si keban barajı esnasında su altında kalmıştır. 8 Barajın yapılmasıyla toplam 117 km lik akıntılı su mesafesi durgunlaşmış göl sahası haline gelecektir
- Munzur vadisi üzerinde kurulu olan 84 köy su altında kalacaktır ve böylece bölge halkı göçe zorlanıp zaten çeşitli nedenlerle boşaltılmış olan başka köylerle birlikte bölge dahada insansızlaştırılacaktır.
Barajların ortalama ömrü 30-50 yıl arasındadır. Bu süre sonra bölge balçıkla dolacak ve kulanılamaz hale gelecektir. 70´li yıllarda kurulan Keban Barajı durma aşamasına gelmiş bulunmaktadır.Bölgede Kanalizasyon Arıtma tesislerinin bulunmamasından ötürü durağan baraj gölü dahada kirlenip, bölgede insan ve doğamızı tahrip edecek bir çok hastalıklara sebebiyet verecektir. Munzur Suyu bölgede yaşayan Alevi halkı için son derece kutsaldır. Munzurda barajların kurulması ve siyanürlü altın işletmesinin devamı halinde, Munzur florasında ve Faunasında yetişen bir çok bitki, balık, kuş ve diğer canlı türleri yok olacaktır. Bölgede doga ve iklim dengesi bozulaktır. Göl sahası içinde kalan tarım alanları, doğal kanaklar, yerleşim birimleri, yol köprü, İnsanlığın mirası olan Arkeolojik tüm tarihi esreler kebanda olduğu gibi yok olacaktır. Tunceli´nin Ovacık ilçesinde bulunan bazı su çeşmelerinde daha şimdiden siyanürden ötürü yüksek oranda zararlı maddeler tespit edilmiştir.
Bilim adamlarının verilerine göre; Ülke Ekonomisine hiç bir yarar getirmeyen, sadece yabancı şirketleri dahada zenginleştiren bu doğa katliamından bir an önce vazgeçilmelidir. Gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir ortam yaratılmak isteniyorsa Güneş ve Rüzgar enerjisinden yararlanılmalı. Arap ülkelerinde litresi Doları aşarken tertemiz olan Munzur suyunun litre maliyeti sadece 4 Centtir.
|
Yazici
|
"Tunceli sarmisagi" koruma altina alinacak |
Ovacik´ta12 aileye kalici konut |
 |
AGD Impresium Kontakt |
 |
 |
 |
|